<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik &#8211; Global Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://globalgazetesi.com/etiket/beslenme-ve-diyet-uzmani-ezgi-hazal-celik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://globalgazetesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Mar 2021 15:02:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://globalgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/03/cropped-global-1-32x32.webp</url>
	<title>Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik &#8211; Global Gazetesi</title>
	<link>https://globalgazetesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bağırsak sağlığınızı düşünüyorsanız bu 10 besini muhakkak kullanın!</title>
		<link>https://globalgazetesi.com/bagirsak-sagliginizi-dusunuyorsaniz-bu-10-besini-muhakkak-kullanin-h12790.html</link>
					<comments>https://globalgazetesi.com/bagirsak-sagliginizi-dusunuyorsaniz-bu-10-besini-muhakkak-kullanin-h12790.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2021 15:02:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik]]></category>
		<category><![CDATA[Ezgi Hazal Çelik]]></category>
		<category><![CDATA[Mikrobiyot]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/bagirsak-sagliginizi-dusunuyorsaniz-bu-10-besini-muhakkak-kullanin-h12790.html</guid>

					<description><![CDATA[Pandemide ilk savunma hattı: Mikrobiyotalar! Yüzyılın salgın hastalığı Covid-19 enfeksiyonuna karşı güçlü bir bağışıklık sistemi olmazsa olmazlar arasında yer alırken, bağışıklığın bağırsaklarımızda başladığını biliyor muydunuz? Acıbadem Bakırköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik “Güçlü bir bağışıklık sistemi için, vücudumuzun dışarıdan gelen zararlı mikroorganizmalara karşı ilk savunma hattı olan sindirim sistemi mikyobiyotası önemli rol oynuyor. Vücudumuzdaki &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;">  Pandemide ilk savunma hattı: Mikrobiyotalar!</p>
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Yüzyılın salgın hastalığı Covid-19 enfeksiyonuna karşı güçlü bir bağışıklık sistemi olmazsa olmazlar arasında yer alırken, bağışıklığın bağırsaklarımızda başladığını biliyor muydunuz? Acıbadem Bakırköy Hastanesi <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik</strong> “Güçlü bir bağışıklık sistemi için, vücudumuzun dışarıdan gelen zararlı mikroorganizmalara karşı ilk savunma hattı olan sindirim sistemi mikyobiyotası önemli rol oynuyor. Vücudumuzdaki mikroorganizmaların yüzde 95’i bağırsaklarımızda yaşıyor ve bağışıklık sistemi hücrelerimizin yüzde 70’i bağırsaklarımızda yer alıyor. Bağışıklık sistemini doğrudan etkileyen hareketsizlik, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, stres gibi etmenler bağırsak dostu bakterilerin azalmasına, zararlı bakterilerin ise çoğalmasına yol açarak bağışıklık sistemimizin zayıflamasına neden oluyor. Bu durum pek çok hastalığın oluşmasına zemin hazırlıyor. Güçlü bir bağışıklık sistemi için bağırsak sağlığı, güçlü bir bağırsak sağlığı içinse bağırsakta yaşayan mikroorganizmaların dengesi çok önemlidir.” diyor. Mikrobiyotanın değiştirilebilir ve müdahale edilebilir bir yapı olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik bazı besinlerin mikrobiyotada bağırsak dostu bakterilerin artmasına fayda sağladığını vurgulayarak, bu 10 besini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<h2><strong>Kefir</strong></h2>
<p>Kefir gibi yararlı probiyotik bakteri içeren ürünlerin tüketimi bağırsak mikrobiyotasını düzenleyerek toksik maddelerin geri emilimini engeller. Günde 1 su bardağı (yaklaşık 200 ml) şekersiz kefir tüketebilirsiniz. Gaz, şişkinlik problemleri yaşıyorsanız laktozsuz kefir deneyebilirsiniz.</p>
<h2><strong>Yoğurt</strong></h2>
<p>Probiyotik kapasitesi değişken olsa da kefir gibi fermente bir gıda olan yoğurt, bağırsak mikrobiyotasını düzenleyerek sindirim sağlığını geliştirir ve bağışıklığı destekler. Süt ürünlerine alerjiniz yoksa günde 2 kase yoğurt tüketmeyi ihmal etmeyin.</p>
<h2><strong>Probiyotik lahana turşusu</strong></h2>
<p>Probiyotik (fermente) lahana turşusu, içerdiği yararlı bakteriler sayesinde bağırsak mikrobiyatasını korurken, yüksek lif içeriği ile dışkının bağırsaktan geçişini hızlandırır, sağlıklı bir sindirim sistemini destekler. Fermente turşu K2 vitamininden zengindir<strong> </strong>ve kan sulandırıcı ilaç kullanan kişiler tüketim miktarı ve sıklığı ile ilgili mutlaka bir uzmana danışmalıdır.</p>
<h2><strong>Enginar</strong></h2>
<p>Enginar içerdiği pek çok vitamin ve minerallerle birlikte yüksek lifli yapısıyla bağırsaklarımızda  yaşayan mikroorganizmalar için iyi bir besin kaynağıdır ve bağırsak sağlığının sürdürülmesinde oldukça önemlidir. Sindirim sistemindeki hareketleri düzenler, dışkı hacmini artırır ve bağırsak duvarına tutunan toksik ögelerin dışarı atılmasını sağlar.</p>
<h2><strong>Hindiba kökü</strong></h2>
<p><strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik</strong> “Hindiba kökü; ince bağırsakta sindirilmeden kalın bağırsağa geçen ve burada yaşayan bakteriler için besin kaynağı olan inülini yüksek miktarda bulunduruyor. Bu sayede zengin prebiyotik kaynakları arasında yer alıyor. Beslenme alışkanlıklarınızda hindiba köküne yer vererek bağırsak mikrobiyotanızdaki yararlı bakterilere besin sağlayıp artışına destek olabilirsiniz.” diyor.</p>
<h2><strong>Elma</strong></h2>
<p>Elma, içeriği çözünür liften zengin bir gıdadır. Bu sayede bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine önemli katkı sağlayarak sağlıklı bağırsak mikrobiyatasını destekler. Lif içeriği yüksek olan elma, kabuklu bir şekilde tüketildiğinde alınan lif oranı artar. Günlük beslenme planınıza her gün 1 elma ekleyebilirsiniz.</p>
<h2><strong>Kurubaklagiller</strong></h2>
<p>Nohut, fasulye, mercimek gibi besinler yüksek lif içeriğiyle bağırsak hareketlerini artırır. Sindirilmiş besin artıklarının kalın bağırsaktan geçişini hızlandırarak zararlı bakteri oluşumunun önüne geçer ve sağlıklı bağırsak mikrobiyotasını destekler. Haftada en az iki gün kurubaklagil tüketmeye özen gösterin.</p>
<h2><strong>Avokado</strong></h2>
<p>Avokado tekli doymamış esansiyel yağ, Mg ve E vitamininden zengin lif içeriği yüksek bir besindir. Kabızlığı önler, sinirim sistemini düzenler ve bağırsak sağlığının sürdürülmesinde önemli rol oynar. Yağ içeriği yüksek bir besin olduğu unutulmamalı, fazla tüketiminden kaçınılmalıdır.</p>
<h2><strong>Ceviz</strong></h2>
<p>Prebiyotik özelliğiyle yararlı bağırsak bakterileri için iyi bir besin kaynağı olan ceviz, bu bakterilerin sayıca artmasını sağlar. Günlük beslenme planınızda 2 tam cevize mutlaka yer açın.</p>
<h2><strong>Yeşil çay</strong></h2>
<p><strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik</strong> “Yeşil çay, bağırsak mukozasının daha güçlü olmasını destekler ve içeriğindeki polifenoller sayesinde antiinflamatuar etki yaparak, bağırsakta zararlı mikroorganizmaların artışı sonucu olumsuz etkilenen bağırsak mikrobiyatasını düzenlemeye yardımcı olur. Günde 1-2 fincan yeşil çay tüketebilirsiniz. Ancak herhangi bir kronik hastalığı bulunanlar, düzenli ilaç kullananlar ve hamileler yeşil çay tüketimine başlamadan önce mutlaka hekimine danışmalıdır.” diyor.</p>
</p></div>
<p>Kaynak: Zirve Haber Ajansı [<b>ZHA</b>]
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://globalgazetesi.com/bagirsak-sagliginizi-dusunuyorsaniz-bu-10-besini-muhakkak-kullanin-h12790.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik gizli kalori kaynaklarına dikkatleri çekti!</title>
		<link>https://globalgazetesi.com/beslenme-ve-diyet-uzmani-ezgi-hazal-celik-gizli-kalori-kaynaklarina-dikkatleri-cekti-h9794.html</link>
					<comments>https://globalgazetesi.com/beslenme-ve-diyet-uzmani-ezgi-hazal-celik-gizli-kalori-kaynaklarina-dikkatleri-cekti-h9794.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2020 10:46:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik]]></category>
		<category><![CDATA[Ezgi Hazal Çelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/beslenme-ve-diyet-uzmani-ezgi-hazal-celik-gizli-kalori-kaynaklarina-dikkatleri-cekti-h9794.html</guid>

					<description><![CDATA[Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik kilo vermeyi zorlaştıran 10 etkeni açıkladı! Pandemi süreciyle birlikte evde geçirilen zamanın artıp hareketliliğin kısıtlanması, buna karşın sürekli bir şeyler yeme içme isteğinin ağır basması pek çoğumuz için kilo artışını beraberinde getirdi. Hal böyle olunca, fazla kilolardan kurtulmak, ideal kilosuna dönmek isteyenler ‘nasıl kilo verebilirim?’ arayışına girdi. Ancak bu isteğin &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-size:18px;"> Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik kilo vermeyi zorlaştıran 10 etkeni açıkladı!</p>
<p></p>
<div class="entry-content">
<p>Pandemi süreciyle birlikte evde geçirilen zamanın artıp hareketliliğin kısıtlanması, buna karşın sürekli bir şeyler yeme içme isteğinin ağır basması pek çoğumuz için kilo artışını beraberinde getirdi. Hal böyle olunca, fazla kilolardan kurtulmak, ideal kilosuna dönmek isteyenler ‘nasıl kilo verebilirim?’ arayışına girdi. Ancak bu isteğin ve çabaların tartıya yansımadığını görmek çoğunlukla moralleri bozarken, motivasyonun da azalmasına neden olabiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik</strong> “Vücut ağırlığı denetimini sağlayamamak, hedeflediğimiz kilo kaybını tartıda görememek başta bizi motive eden kaynağı elimizden alıp en başa dönmemize neden olmuş olabilir. Üstüne üstlük gerçekçi olmayan hedeflerle mucize arayışında olmak ve sürdürülebilir olmayan, kilo vereceğim diye sağlığımızdan olmamıza neden olabilecek şok diyetler uygulamak yapılan en büyük yanlışların başında geliyor.” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı <strong>Ezgi Hazal Çelik</strong>, kilo vermeyi zorlaştıran 10 etkeni anlattı, “neden kilo veremiyorum?” diyenlere önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>
<h2><strong>Kalori saymak, kaloriye takılmak</strong></h2>
<p>Tüm kaloriler eşit midir? “Kalori, kaloridir” diyenler 250 kalorilik bir dilim çikolatalı pasta ile eşit miktarda kalori değeri olan etli sebze yemeğini tüketmeniz arasında bir fark olmadığını ve kilonuz üzerinde aynı etkiye sahip olacağını söylerler. Tüm kalorilerin aynı miktarda enerjiye sahip olduğu doğrudur ancak vücudumuz yalnızca kalori değil aynı zamanda molekül sayar bir yapıdadır. Yiyecek tercihleriniz; neyi, ne kadar ve ne zaman yediğinizi kontrol eden biyolojik süreçler üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Günlük tüketmeniz gereken enerji düzeyini aşmadığınız halde kilo veremiyorsanız buna sebep olan etkenlerden biri de yiyecek seçiminiz olabilir. Bu nedenle kilo verme sürecinde aldığınız kalori miktarı kadar tükettiğiniz besinlerin içeriği de oldukça önemlidir.</p>
<h2><strong>Yetersiz su tüketimi </strong></h2>
<p>Vücudumuzun su içeriği yaşa ve cinsiyete bağlı olarak yüzde 42 ile yüzde 70 arasında değişir. Besinlerin sindirim, emilim ve hücrelere taşınması; zararlı atıkların vücuttan uzaklaştırılması gibi birçok metabolik süreç için elzem olan su, gün içinde yeteri kadar tüketilmediğinde kilo verme sürecini de yavaşlatabilir. Vücut susuz kaldığında sindirim enzimleri ve bağırsaklar yavaşlayarak kilo artışına neden olabilir. Bir diğer neden yetersiz su tüketimi ile hissedilen susuzluk hissinin açlıkla karıştırılıp iştah kontrolünün zorlaşmasıdır. Sağlıklı bir beslenme planıyla birlikte su tüketiminizin artması metabolizma hızını arttırarak ve iştahınızı azaltarak kilo kaybına destek olabilir. Peki yeterli su tüketimi ne kadar olmalıdır? Sağlıklı yetişkin bir birey kilosu başına 30-35 ml su tüketmelidir. Suyun en iyi kaynağı sudur ve gün içinde aldığınız diğer sıvıları bu miktara dahil etmeniz tüketiminizin azalmasına neden olacaktır. Net bir cevap arayanlar içinse günde ortalama 2-2,5 litre su tüketimi idealdir.</p>
<h2><strong>Yetersiz fiziksel aktivite</strong></h2>
<p>Kilo verme sürecinde temel olan şey, kalori açığı yakalamak yani harcadığınızdan fazla enerji almamaktır. Egzersiz yapmadan da kalori açığı oluşturarak kilo verebilirsiniz ancak düzenli egzersiz yapmak kilo kaybının sağlanması ve sürdürülmesinde, enerji sınırlı diyetlerle birlikte ağırlık kaybını artıran önemli faktörlerden biridir. Haftada en az 3-4 gün 30 dakikanın üzerinde ve kişinin sağlık durumuna uygun egzersizler yapması çok önemli. Özellikle yaşam koşullarının bizi daha az hareket eder duruma getirdiği çağımızda düzenli fiziksel aktivite kilo verme sürecine destek olmakla birlikte, kas dokularını koruyup, yağ kaybını artırarak vücut kompozisyonunun gelişmesine de katkı sağlar.</p>
<h2><strong>Yetersiz ve kalitesiz uyku düzeni</strong></h2>
<p>Uyku, kilo kontrolünde önemli bir etken. Beyin fonksiyonlarının devamı, bedenimizin metabolik ve fiziksel işlevlerini yerine getirmesi ve düzenlenmesi için yeterli/kaliteli uyku düzeni şart. Artık daha bireysel sürelerden bahsetsek de yapılan çalışmalar 6 saatten az, 9 saatten fazla uykunun kilo alımını tetikleyebileceğini gösteriyor. Uyku düzenimizdeki bozulma bedenimizin iç saati dediğimiz sirkadiyen ritmimizi ve bu durum da hormonlarımızın salınımını oldukça etkiliyor. Özellikle açlık ve tokluk sinyallerimizi düzenleyen ghrelin ve leptin hormonları, bozulan uyku düzeni ile birlikte bizi kalori yoğunluğu yüksek gıdalara yönelterek kalori alımının artışına neden olup, kilo verme sürecini yavaşlatabiliyor. Uykunuzu alamadan uyandığınız bir günde halsizlik yaşayabilir, hareketleriniz yavaşlayabilir veya sürekli uyuklama halinde olabilirsiniz. Bu durum gün içinde fiziksel aktivitenizin azalmasına neden olarak harcanan enerji dengenizi kilo verme yönünün tersine çevirebilir. Bu nedenle sizin için ideal olan uyku süresini belirledikten sonra, en geç 23.00’te uykuya dalmanız vücudunuzu dinlendirerek ertesi gün fiziksel olarak daha aktif olmanıza ve hormon düzeylerinde denge sağlayarak iştah kontrolünüze destek olacaktır.</p>
<p> </p>
<h2><strong>Hastalık varlığı</strong></h2>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı<strong> Ezgi Hazal Çelik</strong> “Kilo vermeyi zorlaştıran pek çok faktör bulunmaktadır. Uyku düzeni, fiziksel aktivite, yetersiz su tüketimi ve yanlış besin seçimi gibi sizin elinizde olan değiştirilebilir risk faktörlerinin yanı sıra insülin direnci, hipotiroidi, cushing hastalığı veya polikistik over sendromu gibi hormonal kökenli bir probleminiz de olabilir. Bunun için bir endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanına görünmeli, kan değerleriniz olması gereken aralığın dışında ise hekiminizin önereceği tedaviyi uygulamalı ve bir diyetisyene başvurarak size özel bir beslenme programı oluşturmasını talep etmelisiniz.” diyor.</p>
<h2><strong>Yetersiz ve sağlıksız beslenme</strong></h2>
<p>Çok düşük kalorili diyetler yapmak, aç kalarak veya bazı besin gruplarını beslenme düzeninden tamamen çıkararak besin alımını azaltmak makro ve mikro besin ögelerinin yetersiz alınmasına neden olmakta. ‘Daha az yersem daha çok kilo veririm’ düşüncesi uzun vadede bir işe yaramadığı gibi kısa vadede kaybedilen kilonun yağ kaybı olmamasına ve vücut kompozisyonuyla birlikte metabolizmanın da olumsuz etkilenerek yavaşlamasına neden olur. Bunun sonucunda kilo verme hızınız azalarak durabilir. Enerji gereksiniminize uygun, protein, karbonhidrat ve yağ oranları dengeli bir diyet ile kilo verme sürecini yönetmelisiniz.</p>
<h2><strong>Mucize besin arayışı</strong></h2>
<p>Sosyal hayat, beslenme tarzı, vücut ağırlığı gibi konular son zamanlarda hemen hemen herkesin aklını kurcalıyor. Bu durum besinlere olan bakış açımızı etkileyerek zamanla değiştirdi. Hepimiz bir kurtarıcı arayışındayız. Sağlıklı bir beslenme programı içerisinde yer verdiğimiz zaman kilo vermemizi kolaylaştıran birçok yiyeceğe mucizevi anlamlar yükleyerek yararlı etkilerini tam tersine çevirdiğimiz durumlar ortaya çıkabiliyor. Örneğin antioksidan, lif, tekli doymamış yağ ve E vitamininden zengin avokadonun sağlıklı bir beslenme planı içinde belirlenen miktarlarda tüketilmesi kilo verme sürecine destek olurken, fazla tüketimi alınan kaloriyi de arttırarak kilo verme sürecini zorlaştırabiliyor.</p>
<h2><strong>Sürdürülebilir olmayan beslenme alışkanlıkları</strong></h2>
<p>Sosyal medyanın da etkisi ile son dönemlerde bilimsel açıdan değeri olmayan beslenme modelleri, farklı formlarda tüketilmesi için üretilen öğünler gibi birçok faklı beslenme tarzı ile karşılaşıyoruz. Bir de çevrenizden biri “X” kullanarak veya “Y” diyeti yaparak 10 kilo verdiyse bu durum tüm bunları daha ilgi çekici kılabiliyor. Ancak bireysel olarak size özgü hazırlanmamış bir beslenme programı kalıcı bir beslenme alışkanlığı kazandırmayarak kilo vermenizi zorlaştırabilir. Bireysel tecrübelere değil, bilime dayalı, gereksinimlerinize ve sosyal yaşantınızla birlikte psikolojik durumunuza uygun bir sağlıklı beslenme programı ile sürdürülebilir ve kalıcı kilo kaybını sağlayabilirsiniz.</p>
<h2><strong>Sürekli tartılmak!</strong></h2>
<p>Ağırlık gün içerisinde değişkenlik gösterir ve kilo verme sürecinde sürekli tartılmak bir an önce sonuç almanızı sağlamaz. Sağlıklı beslenme programına başladıktan sonra her gün düzenli kilo kaybı olmayabilir veya o gün içinde tükettiğiniz sıvı ve yemek miktarı, idrar veya dışkılama durumunuz gibi etmenler nedeniyle tartı doğru sonucu göstermeyebilir. Sık tartılıp tüm bunları geri planda bırakmak ise “diyet yapıyorum ancak kilo veremiyorum” diye demoralize olmanıza ve diyetten vazgeçerek kilo verme sürecinin uzamasına neden olabilir. Önerilen yavaş ve kalıcı kilo kaybının sağlanmasıdır. Motivasyonun düşmemesi ve doğru sonucu görmek için haftada 1 kez, aynı tartıda, sabah aç karnına, dışkılama sonrası ve giysisiz ölçüm yapılmalıdır.</p>
<h2><strong>Gizli kaloriler</strong></h2>
<p><strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Ezgi Hazal Çelik</strong> “Sağlıklı besleniyorum ama kilo veremiyorum!“ sık kurulan ve sıkça duyulan cümlelerden biri. Sağlıklı beslendiğinize veya besin tercihlerinizin doğru olduğuna çok eminken farkında olmadan bazı besinleri ve içecekleri fazla tüketiyor olabilirsiniz. Bununla birlikte porsiyonlarınızı küçülterek daha az kalori alabileceğinizi düşünürken yediğiniz besinin içindeki gerçek kalori miktarı tahmin ettiğinizin çok üzerinde olabilir. Özellikle kullanılan soslar ve tercih edilen pişirme yöntemi yediğiniz yiyeceğin kalori miktarını arttırabilir. Ayrıca şekerli içecekler, çorbalar, yağlı tohumlar ve son zamanlarda sağlıklı bir alternatif olarak karşınıza çıkan smoothieler de gizli kalori kaynağı olabilir. Bu durumun kilo vermenizi zorlaştırmanın yanı sıra kilo artışına da neden olabileceğini unutmamalısınız” diyor.</p>
</p></div>
<p>Kaynak: Zirve Haber Ajansı [<b>ZHA</b>]
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://globalgazetesi.com/beslenme-ve-diyet-uzmani-ezgi-hazal-celik-gizli-kalori-kaynaklarina-dikkatleri-cekti-h9794.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
